|
Amo las dichas del hogar sencillo
Apetezco su plácido cariño Yo quiero que descanse en mis rodillas La rubia cabecita de algún niño. GUTIÉRREZ NÁJERA. Regresar fatigado del trabajo de la diaria fäena e ir a mirarse en lo hondo retratado de sus pupilas negras cerca del rico piano —mientras vaga sobre las blancas teclas su mano de marfil— soñar despierto felicidad eterna. A la luz de la lámpara brillante ver las rubias cabezas de los risueños niños— de infantiles ilusiones llenos. ¡La mirada tender sobre la cuna que cual flor entreabierta entre sus hojas perfumadas guarda una existencia nueva! ¡Oh cuadro del hogar! oh perspectiva cariñosa y risueña, cuando en el paso por el falso mundo ancha herida sangrienta, el desengaño abrió, cuando sentimos caer mustias y secas de la primera juventud las rosas, qué mortal no desea dejar en tu silencio venturoso deslizar la existencia y guardar lo divino y delicado que el alma herida encierra en tu seno feliz —¡como la concha lejos de las tormentas guarda en el fondo del movible océano las nacaradas perlas! Poemas de José Asunción Silva
3 days ago
|
|
|
mesut bahtiyarwrote:
Cennete Kimler Girer?
Allah Teâlâ şöyle buyurur: “İman etmiş olanlar; Yahûdi, Hıristiyan ve Sabiî olanlar; bunlardan kim Allah'a ve Ahiret gününe inanır ve iyi işler yaparsa, onların ödülleri Rableri katındadır. Üstlerinde ne bir korku olur, ne de üzülürler.” (Bakara 2/62) Kendine peygamber tebliği ulaşmayan kişi, sadece şirkten ve bildiği doğrulardan sorumlu olur. Peygamber tebliği ulaşan ise o peygambere inanmak ve onun gösterdiği gibi yaşamak zorundadır. Tebliğin ulaşması, peygamberin mucizesini, yani peygamberlik belgesini görmekle olur. Çünkü o zaman Allah’ın elçisini, gözüyle görmüş gibi kesin bilgiye ulaşır. Muhammed aleyhisselamın belgesi Kur’ân’dır. Kur’ân âyetlerini, kendi anlayacağı dille anlayarak okumamış veya dinlememiş kişilere de tebliğ ulaşmış olmaz. Yukarıdaki âyetin bir benzeri Mâide suresinde geçer. O âyet, öncesi ve sonrasıyla şöyledir: “De ki: "Ey kitap ehli! Tevrat'ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilmiş olanı uygulamadıkça bir değeriniz olmaz. (Ya Muhammed) Rabbinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlık ve inkârını kesin artıracaktır. Onun için bu kâfirler topluluğuna üzülme. İman etmiş olanlar; Yahûdi, Sabiî veya Hıristiyan olanlar; işte bunlardan kim Allah'a ve Ahiret gününe inanır ve iyi işler yaparsa üstlerinde ne bir korku olur, ne de üzülürler. İsrail oğullarından kesin söz aldık ve elçiler gönderdik. Ama onlar, canlarının istemediği bir şey getiren elçilerden kimini yalanlamışlar, kimini de öldürmüşlerdir.” (Mâide 5/67-70) Konu ile ilgili bir âyet de şöyledir: “Yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı bulacakları ümmi Peygambere uyanlara; işte onlara o Peygamber iyiliği emreder, kötülüğü yasaklar. İyi şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Sırtlarından ağır yükleri, boyunlarından demir halkaları kaldırır atar. Kim ki ona inanır, onu saygıyla destekler, ona yardım eder, onunla birlikte gönderilen o Nur’a uyarsa; işte onlar umduklarına kavuşurlar.” (A’raf 7/157) Bu üç dinde; Yahûdi, Sabiî ve Hıristiyanlarda Allah’ın varlığı ve birliği inancı ile Ahiret inancı vardır. Ayette geçen “iyi işler” kavramı, kişilerin bilgisine göre değişir. Yukarıdaki âyetlerin açıkça gösterdiği gibi onlardan kim, son peygamberin tebliği ile karşılaşırsa ona inanmak ve orada belirtilen iyi işleri yapmak zorundadır. Allah, bu konuda peygamberlerden kesin söz almıştır: "Size kitap ve hikmet veririm de, sonra sizdekini doğru sayan bir elçi gelirse, ona muhakkak inanacaksınız ve yardım edeceksiniz! Bunu kabul ettiniz mi? Bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınız mı?" demişti. Onlar: "Kabul ettik" demişlerdi. "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.” (Al-i İmran 3/81) Sonuç olarak yukarıdaki ayeti şöyle anlamak gerekir. “İman etmiş olanlar; Yahûdi, Hıristiyan ve Sabiî (olup kendilerine Son Elçi’nin tebliği ulaşmamış) olanlar; işte bunlardan kim (şirk koşmadan) Allah'a ve Ahiret gününe inanır ve iyi işler yaparsa, onların ödülleri Rableri katındadır. Üstlerinde ne bir korku olur, ne de üzülürler.” (Bakara 2/62) KAYNAK: Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır, Kur'an Işığında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar, Süleymaniye Vakfı Yayınları, İstanbul, 2006, s: 60-61.
Oct. 23
|
|
|
Hola preciosa how are you?, wwooowww no necesito preguntar, I'm wonder,,, tienes pareja corazon..... write me back and let me knowwww honey... beutifulllllll....................
Oct. 15
|
|
|
hola gatita me add millllller@hotmail.com
Oct. 9
|
|
|
sukru .wrote:
fucker sukru_1919@hotmail.com
Oct. 2
|